MERHABA BEN MURAT CAN ŞANLI TARİHİMİZİ ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ DOĞRU YERDESİNİZ... (sitede görünen reklamların sitemizle ilgisi yoktur...)

   
 
  DEVLET REİSİ HALKININ HALİNDEN HABERSİZ OLAMAZ

Hazret-i Ömer, halkı denetleme gezilerinden bi­rinden dönüyordu. Yolu Medine dışında yalnız başı­na yaşayan bir ihtiyar kadı­nın çadırına uğramıştı.

Hazret-i Ömer, her zamanki âdeti üzere, şehrin bir köşesinde yalnız başına yaşayan bu kadının bir ihtiyacı olup olmadığını ve Halife­den memnun bulunup bulunmadığını anlamak için kendini tanıtmadan sordu:
Ey anneciğim, Halife Ömer'den mem­nun musun? Bir derdin ve ihtiyacın var mı?
İhtiyar kadının bu suale verdiği cevap çok sertti:
-                     Allah'tan bulsun o Ömer! Halife oldu olalı, beş para devletten yardım alamadım. Gör­düğün gibi benim kimsem yok. Bana yardım edilmesi gerekirdi..
Bu sözler, Hazret-i Ömer'i iliklerine kadar titretmişti. İhtiyar kadının kendine karşı olan bu kızgınlığını gidermek için şu mazereti ileri sür­mek istedi:
Sen böyle merkezden uzak ve şehirden ayrı bir yerde yaşarsan, Ömer senin halini nerden bilsin anneciğim?
Fakat ihtiyar kadının, bu mazerete de ceva­bı hazırdı:
Bunu yapamayacaksa, ahalisinin ne halde olduğunu kendi araştırıp öğrenmeyecekse niçin Müslümanların işlerini göreceğim diye devletin başına geçti?
Hazret-i Ömer, bu haklı cevaba ne diyebi­lirdi?
Derin derin içini çekti. Gözleri dolu dolu oldu ve sadece:
Ey Ömer, kendine çok yazık ettin," diye inledi. Sonra da memurlarına ihtiyar kadına devletten maaş bağlamalarını emretti.
 


TÜRKİYE'DE TARİH EĞİTİMİNİ YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR

(Sonucu göster)


Reklam
 
GÜNCEL DÖVİZ KURLARI
 
GÜNCEL ALTIN FİYATLARI
 
KÖŞE YAZILARI
 
 
Bugün 20 ziyaretçi (1497 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=